7 Haziran 2016 Salı

Nefes Nefese Bir Aşk Baladı: “Şimdi Aşk Ebediyyen Değişir” / Elçin Sevgi Suçin




(...)
Hayriye Ünal’ın “Şimdi Aşk Ebediyyen Değişir” kitabı, bir kadının incelmiş bilgeliğiyle güçlendirilmiş ve aşkın hallerini anlatan nefes nefese bir aşk baladıdır. Coşku, öfke, arzu, kaybediş, kaybedişin deliliği, deliliğin ateşinde bir başına döneniş, pişme, olgunlaşma ve uzlaşma olmak üzere aşkın tüm safhalarını içerir.
Mekânı, toplumu ve oluşu-olmayışı ile hayatı sorgulayan, tanımlayan ve bu tuhaf kaypaklığın içine aşkı ve kendini yerleştirme deliliği taşıyan “Pirus” şiiri ile başlar kitap ve gençliğin dinamik dimağı ile sorar:


“saçımdan süpürge senden adam
benden madam olur mu bovary filan değil burası şanzelize diyorsam
anna da öldü gitti pis işler bunlar aşktan ölür mü insan
kahırdan mı yoksa, laf!”

diyerek ardı ardına dizer soruları ve gençliğin toy, ürkek yüreğiyle kendinden şüphe duymasına engel olamaz:

“kız olur mu hiç afyon kaymağından, ben olmuşum
en son kızıla boyadım ama saçımdan
süpürge sütümden yarar ummam”


dizeleriyle içinde yaşadığı toplumun kuşkucu gözlerinde gizlenen ve kıyılarda, köşelerde, tenhalarda onluk bir enjektörle bütün genç kadınların savunmasız yüreğine acımasızca zerk ediliveren soruları, diri bir görsellikle afişe eder.
(...)

Yazının tamamı Şiiri Özlüyorum dergisinin 71. sayısında yayımlanmaktadır.

TAHLİL TAHRİP İNŞA / Yakup Altıyaprak

(Yakup Altıyaprak imzalı bu yazı, Türkiye Kültür ve Sanat Yıllığı 2015'te, "2014'te Eleştiri" başlıklı yazının Tahlil Tahrip İnşa'ya ayrılan bölümünde yer alıyor.) 

Tahlil Tahrip İnşa, Hayriye Ünal'ın Hece Yayınlarından çıkan kitabının adı. Otuz dört şair hakkında kırk yazıdan oluşan kitap oldukça geniş hacimli ve bir boşluğu dolduruyor muhakkak. Hayriye Ünal, kitabı için: "Bu kitap on beş yıla yayılmış şiir eleştirilerimin kaydıdır" diyor. Her ne kadar gözden geçirilmiş olsa da on beş yıllık bir sürecin ürünü olduğu için olsa gerek, kitabın bir merkezden yola çıkılarak yazılan metinler olmadığı hemen göze çarpıyor. Yazıların ağırlıkları birbirinden farklı. Fakat yazar yazılarını bir araya getirirken oldukça sistematik bir bütünlük kurmuş ve birbirinden çok farklı tarzlarda yazılan bu yazılar kitap sistematiği içinde bir bütünlük oluşturmuşlar. İlk yazı olan "Şiir Alesta"yla âdeta bir "önsöz" gibi kitabına giriş yapan yazar bu yazısında modern şiir anlayışını açıklayarak son dönem şiirimizin geçirdiği evrelere değiniyor. Otuz dört şair hakkındaki yazılar; Mehmed Âkif, Nâzım Hikmet, Necip Fazıl, Asaf Hâlet Çelebi üzerinden Orhan Veli ve "Garip"e uzanıyor. Oradan İkinci Yeni üzerinden seksen kuşağı şairlerine değinen yazar günümüze gelen bir kronolojik sırayı takip ediyor. Bu arada İslamcı akımın şairleri, bazı bağımsız ve sosyalist şairler ve döneminde anılsa da sonradan unutulmuş şairlerden de söz ediyor. Kronolojik olarak oluşturulan bu bütünselliği şairlerin işlenmesinde göremiyoruz. Yazılar genellikle dönemsel ve tek izlekten yola çıkılarak yazılmış. Bununla birlikte müstakil yazılar da var. Cahit Zarifoğlu, İkinci Yeni şairleri ve seksen kuşağı şairleri için ayrılan bölümler daha hacimli ve kitabın ana omurgasını oluşturuyor. 
"Şiir eleştirisi, seçmeyi, ayıklamayı, yok edilebileni yok etmeyi hedeflemeli. Öncü olanı vurgulamayı, zengin kaynağı işaretleyip şiire emek verenlerin oraya yönelişlerini sağlamalı" diyen yazarın ön plana aldıkları elbette bu anlayışın bir ürünü. Kitabında kasten dönülebilir boşluklar bıraktığını söyleyen yazara göre eleştirinin cazip tarafı bu tamamlanmamışlığı. Belki bu tamamlanmamışlığı, tüm yazı türleri için genişletip yazının doğal bir parçası olarak da düşünebiliriz. Tahlil Tahrip İnşa'ya, süren bir çalışmanın ilk cildi denilebileceğini söyleyen yazar devamı olan kitapta farklı eğilimlerdeki örneklerle günümüzün ve yaşayan şiirimizin değerlendirmesini yapacağının müjdesini veriyor. Muhakkak, yapılacak böyle bir çalışma Tahlil Tahrip İnşa'nın değerini daha da artıracak.