30 Kasım 2016 Çarşamba

CEPHEDEN UZAKTA - 2 / PARİS NOTLARI

... hiçbir pişmanlığa yer yok, tam “şurada” yaşamadığım için.
Her yeni şehir henüz labirenttir konuk için. Kuşkucu konuklar için her sokağın başı tedirginlik demek: Bu sokak bizi nereye yaklaştıracak?
Gördüğü her şeye sahip olmayı diler çoğu konuk. Şu köprüyü eve götürebilse ‘hayır’ demez.
Bense ‘dünyayı benim için ne güzel süslemişsiniz sevgili eski insanlar’ diye seviniyorum.

Bana doğru sancı çeken, büyüyen, bende doğmayı dileyen, kendisini okumama arzu duyan, yorumumu özleyen imgeleri düşlüyorum.
...
Paris’te her binanın zenci korumaları, her meydanın bir azınlık dilencisi var.
...
Güpgüzel bir adamla Versailles’ın bahçesinde çocuklar gibi şeniz.

"... deha sahibi insanların yaratmasından çok, sancı çeken ulusların doğurduğu varlıklar olduğunu; bir ulusun bıraktığı tortu olduğunu; yüzyılların oluşturduğu yığılmalar; insan toplumunun artlarda gelen buharlaşmalarının kalıntısı olduğunu; kısacası oluşum çeşitleri olduğunu hissettirir.”

İşte mum yakıyor, belki de kalbi bir kötülüğü dileyecek.


(Notların tümü Hece dergisi Aralık 2016 sayısında yer alıyor)
(Fotoğraf Rasim Özdenören ve eşi Ayşe Özdenören'leyiz)