2 Mayıs 2017 Salı

HERKES GİDİNCE GELEN ŞİİRDİR / Hayriye Ünal



... Herkes ve o arasındaki mesafe daima korunmaktadır. Kurtuluş’un hiçbir “biz”liğe hapsolmayan doğası, onu üst (veya alt) kimliklerin hepsinden korumaktadır. Böylece verili sevgiler, verili nefretlerden de korunabilmiştir. Toplu şiirlerin ilk şiiri “Akik”, kimliğini yalnız şiirden alan bir şairin en güzel şiirlerinden biridir.

izledim nefret beslediniz, oynadım şirret buldum
bendeki maharet hepinizin nazarına değdi
şu ayaklarımdaki zincir, birinci sedef, birse definci
n’olur birisi gömsün bu cesedi (“Akik”, 9)


Duyduğum en güzel kitap adlarından biri: Herkes Gitmiş. Bütün terkleri içinde taşıyor bu başlık. Herkes gitmişse şiirsel biçim bu gerçeğin etkisiyle başa çıkmak üzere kurgulanacaktır. Şiirsel biçim gerçeklerin etkisiyle başa çıkabilir mi? Genelde çıkabildiğini biliyoruz. Elbette Akif Kurtuluş her ne kadar kimliğini sadece şiirden alsa da onun için mesele şiirsel biçimlerden ibaret olmadı. Daha önce başka bir bağlamda değinmiştim, sanat ve siyaset arasındaki kavgalı duruma bigâne kalmayan bir şairdi o. Politika ve Sanat – Ekim Devrimi (1917-1932) adlı kitabıyla güce teslimiyeti ve estetik özerkliği tartışması şiir meselesinin farkında oluşuna dair önemli bir kayıt demiştik... Akif Kurtuluş çıkış aramaya devam etmiş ve ümit kesmemek istiyor. Ancak bu artık, belki de “harap edilmiş” bir umut. 

(Dünyadan Çıkış Yolları, sayı 3, Bahar 2017)